nutuk2 nutuk1 manzara4 manzara3 manzara2 manzara1 KOLANYA Kızılca manzara kaR 2017 kar 3 kar  2 çucuk forma nutuk cocuklar toplu cocuk forma 2 ağaç kaymakam başkan kadınlar günü 23 NİSAN 2017 23  NİSAN 2017 2 09 nurhak1 NurhakHava (3) NurhakHava (2) NurhakHava (1) Personel Genel Nurhak7 Nurhak6 Nurhak5 Kameratın Hanı ALİ GÖLÜ yayla Tatlar Merkez Tarım aletleri Keklik rahimenin sövüdü özgecaan Nurhak Nurhak Merkez Nurhak genel1 Nurhak Genel filozof ajans Göksu Aynurhaşhaş Aynurhaşhaş kış gecesi Arı Öğrenciler Aynur Haşhaş - Başkan Aksu Tv - Toplu Tayatro Başkan Aksu tv 22 Manzara dağ Manzara
Nurhak’ ta 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kalabalık Bir Katılım İle Kutlandı

  Belediyemizin Sosyal etkinlikler kapsamında Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünün düzenlemiş olduğu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliği yoğun bir kalabalıkla büyük bir coşkuya sahne oldu. Adana Millet Vekilimiz Elif Doğan TÜRKMEN, Belediye Başkan Vekilimiz Aslan PALALI, İlçe Emniyet Amiri Hüseyin Akdoğan, Çevre İlçe Başkanları, Sivil ve Siyasi Toplum örgütlerinin temsilcilerinin de katılımı ile çoğunluğunu Nurhak’lı kadınların oluşturduğu etkinliğe civar ilçelerden de katılan misafirlerimiz oldu.

Saat 18:00 de karanfil dağıtımı ile başlayan program saygı duruşu ve istiklal marşına müteakiben devam etti.

Dünya Emekçi Kadınlar günü dolaysıyla konuşma yapan Belediye Başkanımız Aslan PALALI: ''Değerli kadınlar ve katılımcılar Ülkemizin son yıllarda en kanayan yaralarından birisi maalesef ki Çocuk istismarıdır, "Çocukların, güvenilir bir ortamda büyümelerini sağlamak hükümetin en öncelikli sorumluluğuyken, her gün yeni bir çocuk istismarı haberi ile uyanıyoruz. Hükümet yetkilileri bugün çıkmış "çocuk istismarı için en ağır cezaları getireceğiz, bu toplumsal bir dinamittir” diyor. Ne yazık ki bu sözler, sözde kalmaktan öteye geçiremiyor. Küçük yaşta evliliklerin önünü açan yasa tasarısı, çocukları vakıfların denetimsiz yurtlarına mecbur etmesi, bilimsel eğitimden uzak Sübyan Mektepleri ile hükümet yetkilileri "Çocuk İstismarı” mücadelesi konusunda inandırıcılığını yitirmiştir”. "Çocuk istismarı” ile mücadele konusunda iktidarın samimiyetini ölçmenin iki kriteri vardır”

1.Cezaları artırmak, 2. İstismara zemin yaratan, sebep olan kurumları ortadan kaldırmaktır. İnsanlığın partisi, dili, dini, ırkı yoktur, istismar insanlık suçudur ve çocuklarımız geleceğimizken onları korumak hepimizin göreviyken susmak buna sessiz kalmak suça ortak olmaktır. Biz suç ortağı olmayacağız. Takipçi olacağız, denetçi olacağız, önleyen olacağız. Kirli zihniyetlerin sessiz sessiz hareket ederek çocuklarımızı incitmesine izin vermeyeceğiz.

Küçük yaşta evliliği özendirenlere ağır cezai yaptırımların getirilmesini talep ediyoruz

1. Çocuk istismarı ile ilgili kanunlar, mahkemelerin iyi hal indirimi ya da ceza indirimine imkan vermeyecek şekilde yeniden düzenlenmeli.

2. Çocuklarımıza yurt hizmetinin vakıflardan alınarak, devlet eliyle ve denetimli, kontrollü bir şekilde verilmesini talep ediyoruz. Tüm yurtlar ve özel eğitim kurumlarının düzenli olarak çok sıkı denetim ve kontrollere tabi tutulmasını talep ediyoruz.

3. Çocuk istismarını öven '16 yaşında çocukla evlenilebilir” gibi çocuk istismarını öven, teşvik edenlere, küçük yaşta evliliği özendirenlere de ağır cezai yaptırımların getirilmesini talep ediyoruz. Hükümeti acil olarak bu tedbirleri almaya çağırıyoruz. Bilinmelidir ki bizler çocuklarımız için güvenli ortamlar oluşturuluncaya kadar, çocuklarımızın korunması için konulmuş yasal çerçeve yeniden düzenleninceye kadar, çocuklarımızın istismar edilmesine zemin hazırlayan kurumlar kapatılıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz 

Ve bir diğer kanayan yaramız kadına şiddet ve taciz konusu.

Kadın sorunlarıyla ilgili yapılan araştırmalar, Dünyada yoksulluk içinde yaşayan1.4 milyon insanın yüzde 70 1 ini kadınların oluşturduğunu ortaya koyuyor. Dünyanın en yoksul işçilerinin yüzde 60 1 1nı (330 milyon) yine kadınlar oluşturuyor. Kadınlar erkeklere göre yüzde 20 ila yüzde 50 arası daha az maaş alıyor. Dünyada açlığın, savaşın, göçün en ağır maliyetini kadınlar ödüyor.

Geleneksel rolleri nedeniyle ne evine ne de işine ait olamayan Türk kadınlarının % 39 l u "tokatlanma, itilme, yumrukla vurulma, boğazının sıkılması, bir yerinin yakılması, silah bıçak gibi aletlerle tehdit edilme ya da bunların kullanılması" sonucu fiziksel şiddete uğruyor. Başka bir ifadeyle her 10 kadından 4'ü eşi veya birlikte olduğu kişi tarafından fiziksel şiddete maruz kalıyor. Kadınların % 44 1 ü de duygusal şiddet görüyor. Kadınların %23 1 ü eşlerinin ya da birlikte olduğu kişilerin kendisinin çalışmasına engel ya da işten ayrılmasına neden olduğunu belirtiyor.

Türkiye l de evliliklerin yüzde 42 1 sini 10 ila 16 yaş aralığındaki çocuklar oluşturuyor. Son 10 yılda şiddet, taciz ve tecavüz suçlarında % 700 kat artış ortaya çıktı. Son 4 yılda 940 kadın cinayeti işlendi. 

Evliliklerin yüzde 36 ila 42 1 sinin 10 ila 16 yaş aralığında yani çocuk yaşta yapılıyor. Çocuklarımızın okuldan, eğitimden ilerleyen yaşlarda da çalışma hayatından kopmasının kadın yoksulluğuna uzanan vahim bir tablo yarattığı ortada. Kadın çiftçilerin günde 20 liraya tarlada çalışırken, emeklerinin karşılığını alınmıyor.

Ortaya çıkan tablo yürekleri dağlıyor. Her yıl, 8 Mart Dünya kadınlar günü geldiğinde bu ve buna benzer veriler ortaya çıkarılıyor. Çalışma hayatı ve sosyal yaşamda ki kadın profili gözler önüne seriliyor; siyasetten sanata, eğitime, medyaya kadınların katılımlarının ne kadar az olduğuna vurgu yapılıyor, gündem böylece geçiştiriliyor.

 Bu süreçte istatistikî verilerden yararlanarak ortaya belli tablo çıkarmak, mevcut hal ve durumu ortaya koymak, gerekli, yararlı ve önemli bir çaba olsa da bunun ötesinde kadınların toplumsal hayata tam ve eşit katılımının önündeki engeller nasıl aşılabilir sorusuna ortak bir cevap bulunarak, çözümü hususunda çaba gösterilmesi gerekiyor.

Çalışan kadınların çalışma koşullarının iyileştirilmesi adına gerçekleştirdiğimiz projelerle, Uluslararası Platformlarda Kadın çalışmalarına yönelik iyi deneyimlerin gündemimize alınarak hayata geçirilmesi yönündeki uğraşımızla, her tür eğitim faaliyetine ortak katılım kriterlerini dikkate almamızla, anketler yoluyla üyelerimizin sorunlarını tespit ederek bu sorunların çözümüne yönelik çalışmalarımızla, kadın çalışanların ve çalışan kadın üyelerimizin ihtiyaçlarını öncelikli hedefimiz haline getiriyoruz.

Kadına karşı şiddete yönelik kampanyalara destek veriyoruz.

Bizler 8 Mart l ı sadece kadınların yılda bir kez hatırlanmaları değil, sorunlarının çözülene kadar tartışılması için bir fırsat ve imkân olarak görüyoruz.Kadın sorunları, diğer toplumsal ve insani sorunlardan ayrı tutulamaz.Toplumda var olan ve yaşanan her türlü ekonomik, sosyal ve siyasal problem birbiriyle, dolayısıyla kadınların sorunlarıyla ilgili ve bağlantılıdır. Ancak kadınların yaşamış olduğu sosyo-kültürel sorunları çözmekle diğer sorunların çözülmesi kolaylaşabilir.

Kadınlarımız; ekonomik ve sosyal hayatta var, iş yaşamında var. Ancak sorunlarıyla var, açmazlarıyla var, kronik dertleriyle var.Tüm söylem ve teşviklere rağmen kadının toplumsal hayatta ve siyasette var olamayışının nedenlerini kendi tarihî tecrübelerimiz ve toplumsal geleneklerimiz ışığında yeniden ve gerçekçi bir şekilde irdelemek de gerekiyor.Kadınımıza değer vermek geleceğe yapılan en büyük yatırımdır !

Unutulmaması gerekir ki; kadın 'haklarıyla l kadındır. Hakları hiçe sayılan kadın, kadınlık bilinci ve erdemi çürümüş bir toplumsal yozlaşmayı beraberinde getirir.Kadınlarımızın taleplerinin, isteklerinin özünde emek ve eşitlik vardır. Elbette bu anatomik, fizyolojik ya da duygusal bir eşitlik değildir. Söz konusu eşitlik, hayata katılma, kendini gerçekleştirme ve geliştirme; üretme ve üretimin sonuçlarından hak ettiği payı alma anlamında fırsat eşitliğidir.

Kadınlarımız erkeklerin gölgesinde kalmasın istiyoruz, bazı tabuları kıralım istiyoruz.Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır düşüncesi ile değil, her başarılı erkeğin yanında bir başarılı kadın vardır anlayışıyla ilerleyelim diyoruz.Bizler, güçlü bir toplumda yaşamak istiyorsak; kadını ve erkeği ile tüm toplum kesimlerini güçlendirmek, haklı taleplerini biran önce gerçekleştirmek zorunda olduğumuza inanıyoruz.İnanıyor ve biliyoruz ki, kadınlarımızın hayata daha fazla katılmaları kadın zarafeti ile şekillenen bir sosyal hayata, daha aydınlık bir geleceğe ulaşmamızın yegane koşuludur.

Elde ettiği hakları sonuna kadar koruyup, geliştireceği inancıyla, tüm kadınların bu anlamlı gününü kutluyor, 153 yıl önce verdikleri emek mücadelesi ile bugünümüze ışık tutan kahraman kadın işçileri şükranla anıyor, tüm kadınlarımıza saygılar sunuyorum.''dedi.

  Adana Millet Vekilimiz Elif Doğan TÜRKMEN ''kadın olmadan eşitlik, özgürlük ve barış olmaz, özgürlüğü hak eden tolumun gerçek emekçilerinin yılda bir gün değil yılın her günü hak ettiği değerin verilmesi gerektiğini belirterek tüm dünya kadınlarının, eşit haklarla toplumdaki yerlerini alabilmelerini belirterek, hem dünümüz hem bugünümüz hemde yarınımız olan kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutluyorum dedi. Bir toplumun temeli ailedir ailenin temeli kadındır , kadın toplum içerisinde özgür olmalıdır'' diyerek konuşmalarını sonlandırdı.

Konuşmalar ve sunumun ardından türküleri ile gönlümüzde taht kuran Arguvanlı Türk Halk Müziği Sanatçımız Fatma ŞAHİN  salondaki yüzlerce kişinin kadınlar gününü kutlayarak, türküleri ile Nurhak'ta unutulmaz bir gece yaşattı.